Ana sayfa
powered_by.png, 1 kB
Dilimiz, güzel dilimiz Yazdır E-Posta
Salı, 10 Ekim 2006

Düşünen, okuyan ve söyleyecek sözü olan insanlar için belki de en kötü şey, düşüncelerini kendi ana dilinde ifade ederken, sık sık okumayı güçleştirecek ve metnin kalitesini belirgin biçimde düşürecek yazım hataları yapmaktır. Ne yazık ki, bu hatalar Türkiye'de çok yaygın ve "sıradan" hale geldi artık. Internet sayesinde dile özen gösterme kaygısı azaldıkça da, giderek daha çok yaygınlaşıyor. Bırakın elektronik ortamdaki yazışma gruplarını, medyada bile durum gerçekten vahim; televizyon kanallarında nal gibi harflerle ekranın üzerine bindirilen yazılara ya da metinlerin akıtıldığı bantlara arada bir göz atarsanız, Hakkı Devrim'in saç baş yolma noktalarına gelmesine hak verirsiniz. Aşağıda yer alan "mini liste"yi, bunları göz önüne alarak, okur gruplarımdan birine postaladım ve sitede bulunmasında da yarar olduğunu düşündüm.

Büyük harf / küçük harf

  • Cümlelerin ilk sözcükleri ve özel adlar (yer, kişi, kuruluş, yapıt) büyük harfle başlar. Adlar yazılırken, bunlara eklenen takılar, apostrofla ayrılır. Ayrıca, birden fazla sözcüğün baş harflerinden oluşan, özel ad halini almış kısaltmalar da büyük harfle yazılır.

    Yanlış: "bugün yeni bir kitap aldım."
    Doğru: "Bugün yeni bir kitap aldım."

    Yanlış: "Gelecek hafta ahmetle ankaraya gideceğiz."
    Doğru: "Gelecek hafta Ahmet'le Ankara'ya gideceğiz."

    Yanlış: "Rusya, abd'nin Irak politikasını eleştirdi."
    Doğru: "Rusya, ABD'nin Irak politikasını eleştirdi."


  • Apostrof kuralına istisnalar:

    1. "İstanbul'da yaşayan" anlamındaki "İstanbullu" sözcüğü, apostrof kullanmadan bitişik yazılır. Aynı biçimde, "İzmir'li" değil, "İzmirli"; "Afrika'lı" değil, "Afrikalı" yazarız. Ancak, eğer sözü edilecek kentin adının yazılışıyla okunuşu farklıysa, apostrof kullanılır: "Bordeaux'lu" ya da "New York'lu" gibi. Bazı yabancı kent ve ülke adları, dilimizde okunuşu gibi yazılmaktadır ve bunlarda da apostrof kullanılmaz: "Kaliforniyalı" gibi. Ancak eğer orijinal biçimiyle yazacaksanız, apostrof kullanmalısınız: "California'lı".

    2. Bir kişinin adı çoğul yapılarak "onun evi" anlamına gelecek biçimde ifade edildiğinde, apostrof kulanılmaz: "Ahmet'lere gidelim" değil, "Ahmetlere gidelim" yazılır. Ancak çoğul eki eğer sözü edilen kişinin niteliklerini vurgulayarak genelleme amacı güdüyorsa, apostrof kullanılmalıdır: "Bu ülkede daha nice Ahmet'ler, Ayşe'ler var" gibi.


  • Sık yapılan bir hata: "O'nun düşünceleri çağının ilerisindeydi" ya da "Yolda yürürken O'na rastladım" biçimindeki yazılış, her nedense yaygın ve sık yapılan bir yanlıştır. Üçüncü tekil şahıs "O", büyük harfle yazılmaz ve apostrofla ayrılmaz. Doğru yazılış, "Onun düşünceleri çağının ilerisindeydi" ve "Yolda yürürken ona rastladım" biçiminde olmalıdır. (Bunun tek istisnası, dinsel metinlerde Tanrı'dan söz ederken kullanılan "O" zamirinin büyük yazılıp, apostrofla ayrılmasıdır.)


  • Metnin tamamını büyük harfle yazmak, ancak yıllar öncesinin iletişim biçimi olan telgrafa özgüdür. Yazılar, makaleler ve mektuplar, tümüyle büyük harf kullanarak yazılmaz. Diğer yandan, 1990'lar sonrasında doğan ve gelişen "Internet Etiği"ne göre, büyük harf kullanmak "bağırmak" anlamına gelir ve hoş karşılanmaz. Dolayısıyla, mesaj konu satırları tümüyle büyük harfler kullanılarak yazılmamalıdır.

    Yanlış: "Re: YENİ SİYASİ GELİŞMELER ÜZERİNE DÜŞÜNCELER"
    Doğru: "Re: Yeni siyasi gelişmeler üzerine düşünceler"


Ayrı yazılan ekler

  • Yer ve konum bildiren "ismin 'de' hali" ekleri bitişik, "dahi" anlamına gelen ya da bağlaç görevi yapan "de" ayrı yazılır:

    Yanlış: "Tatile çıkmadan önce otel de yerimizi ayırttık."
    Doğru: "Tatile çıkmadan önce otelde yerimizi ayırttık."

    Yanlış: "Bunun doğru olmadığını sende biliyorsun."
    Doğru: "Bunun doğru olmadığını sen de biliyorsun."

    Yanlış: "Geç olsunda, güç olmasın."
    Doğru: "Geç olsun da, güç olmasın."

    (Not: "Sert sessiz" ile biten (p, ç, t, k) sözcüklere eklediğimiz "de", kural gereği "te" olarak yazılır. "Kitapda yer alan resim" değil, "Kitapta yer alan resim"; "Sokakda kimseler yoktu" değil, "Sokakta kimseler yoktu" gibi.)


  • Yer bildiren "ki" ekleri bitişik, bağlaç görevi yapan "ki" ayrı yazılır:

    Yanlış: "Masamın üzerinde ki kitabı açıp, okumaya başladım."
    Doğru: "Masamın üzerindeki kitabı açıp, okumaya başladım."

    Yanlış: "Bir baktımki, yağmur yağıyor."
    Doğru: "Bir baktım ki, yağmur yağıyor."


  • Soru eki "mi" her zaman ayrı yazılır:

    Yanlış: "Yarın işe gidecekmisin?"
    Doğru: "Yarın işe gidecek misin?"

    Yanlış: "Pasaportunu yanına almışmıydın?"
    Doğru: "Pasaportunu yanına almış mıydın?"

  • Biraz daha "bileşik" örnekler:

    Yanlış: "Maçı izledimi ki, yorum yapıyor?"
    Doğru: "Maçı izledi mi ki, yorum yapıyor?"

    Yanlış: "Urfa'da Oxford vardıda bizmi gitmedik?"
    Doğru: "Urfa'da Oxford vardı da, biz mi gitmedik?"


Çoğunlukla yazılışı karıştırılan bazı sözcükler

Yanlış: herşey, hiç bir, bir çok, birşey, her hangi, herhangibir, bir kaç, yada
Doğru: her şey, hiçbir, birçok, bir şey, birçok, herhangi, herhangi bir, birkaç, ya da

Yanlış: yanısıra, farketmek, varolmak, yokolmak
Doğru: yanı sıra, fark etmek, var olmak, yok olmak

(Not: "Varoluş" ve "Varoluşçuluk" (Existentialism) sözcükleri "terim" niteliği taşıdığı ve özel anlama sahip olduğu için istisnadır ve bitişik yazılır.)

Yanlış: yalnış, yanlız
Doğru: yanlış, yalnız

(İpucu: Unutup ikircikli kalındığında, "yalın" sözcüğüyle bağlantılı olarak "yalnız"; "yanılmak" fiiliyle bağlantılı olarak "yanlış" anımsanabilir.)

Bütünüyle yanlış ifadeler

Bir biçimde günlük konuşma dili içinde kendine yer bulmuş ama dilbilgisi ve anlam açısından yanlış olan kimi ifadeler, yazı dilimize de sızıyor (Internet sağ olsun.)

Yanlış: "Tabii ki de"
Doğru: "Tabii ki" (burada "de" tümüyle gereksiz ve yanlış)

Yanlış: "Ama ben okula gittim ki!"
Doğru: "Ama ben okula gittim!" (Türkçe'de "ki", anlamı vurgulamak için ancak olumsuz ifadelerde kullanılır, olumlularda değil. "Ama ben okula gitmedim ki!")

Yanlış: "Koşaraktan yanıma geldi."
Doğru: "Koşarak yanıma geldi." (Burada "tan" eki bütünüyle yanlış.)

Yanlış: "Ne bugün ne de başka bir zaman, böyle bir şey söylemedim."
Doğru: "Ne bugün ne de başka bir zaman, böyle bir şey söyledim." (Bu kalıpta, olumsuzluk vurgusunu zaten "ne .... ne de ...." şablonu verir. Yüklemin olumsuz kullanılmasıysa yanlıştır ve anlamı bütünüyle tersine çevirir.)

Bir örnek daha: "Babam ne liseye ne üniversiteye gitmedi." Doğrusu, "Babam ne liseye ne de üniversiteye gitti" olacak.

Yanlış: "Akdeniz'in doyumsuz güzellikteki sahilleri"
Doğru: "Akdeniz'in tadına doyum olmaz güzellikteki sahilleri" ya da "Akdeniz'in, güzelliğine doyum olmayan sahilleri" benzeri bir ifade kullanılmalıydı. "Doyumsuz" ile "doyum olmayan" bütünüyle farklı anlamlara sahiptir ve "doyumsuz", "tatminsiz" demektir.

Yanlış: "Dünya 1968'li yıllarda büyük çalkantılar yaşadı."
Doğru: "Dünya 1960'lı yıllarda büyük çalkantılar yaşadı", "Dünya altmışlarda büyük çalkantılar yaşadı" ya da "Dünya 1968'de büyük çalkantılar yaşadı" biçiminde ifade edilmeli. "1968'li yıllar", "1987'li yıllar" diye bir şey yoktur. "Altmışlı yıllar" ya da "1960'lı yıllar" ifadeleri, 1960'dan 1969'a dek uzanan on yıllık dönemi (İngilizce'de "decade") anlatmak için kullanılır. 1968 ya da 1987, 2003 vb ise belli bir yıldır ve bir tanedir; "1968'li yıllar" olmaz.

Noktalama işaretleriyle ilgili sorunlar

  • Ünlem işareti, cümle sonunda ve "tek" olarak kullanılır. Yine çok sık yapılan yanlışlardan biri, sözde anlamı güçlendirmek için, ünlem ya da soru işaretini gereksiz yere "çiftlemek" (hatta "üçlemek") ya da yanına noktalar, soru işaretleri eklemektir:

    Yanlış: "Yazara göre bunlar sıradan olaylarmış!!!"
    Doğru: "Yazara göre bunlar sıradan olaylarmış!"

    Yanlış: "Yani şimdi elimiz kolumuz bağlı mı oturacağız?!..."
    Doğru: "Yani şimdi elimiz kolumuz bağlı mı oturacağız?"


  • Yine son yıllarda nereden çıktığı belli olmayan ve hızla yaygınlaşan bir başka gariplik de, nokta (ya da "noktalar"ın) yanına virgül eklemektir. Nokta "uzun duraklama", virgül "kısa duraklama" anlamına gelir ve bunlar "..," biçiminde yan yana kullanılmaz.


"İnternet dili"

Elektronik postalarda, "chat" odalarında ya da cep telefonu kısa mesajlarında, zamandan kazanmak için geliştirilen kendine özgü yazım biçimleri, giderek forum ve yazışma gruplarında, hatta web sitelerinde, "blog"larda da yaygınlaşıp "normal" kabul edilmeye başladı.

  • "mrb, slm" gibi kısaltmalar.
  • "yapacam, gidecez" gibi, "yazılış - söyleniş farkı" nedeniyle ortaya çıkmış yazım bozuklukları (doğrusu "yapacağım, gideceğiz" olacak.)
  • Aynı biçimde, "yumuşak g" harfiyle nedense arası iyi olmayan halkımızın, yazılış-söyleniş farkına bağlı olarak "yarattığı" ve Internet marifetiyle yaygınlaştırdığı hatalar: "Aşağılamak" yerine "aşşaalamak"; "Hava bayağı sıcak" yerine "Hava bayaa sıcak" gibi.
  • "Yahu" yerine "yaw", "yow", "yaa" gibi söyleniş biçiminden yola çıkarak biçimi bozulmuş sözcükler.
  • Her kim başlattıysa, sözcüklerin içindeki "y" harfini yok ederek "şımarık çocuk" ağzı yaratma örnekleri: "ben onu sevmiorum", "gelioruz" vb gibi.
  • Büyük harf, küçük harf, noktalama işareti falan gözetilmeden yazılmış özensiz cümleler
  • Yerli yersiz kullanılarak, deyiş yerindeyse "boku çıkarılmış" şu popüler "smiley" karakterleri (gülme, göz kırpma, kahkaha atma, dilini çıkartma vb.)


Notlar

Yukarıdaki bölümlerde sıralanan yazım hatalarını zaman zaman herkes yapabilir ve yinelenmediği, hemen düzeltildiği ve özen gösterildiği sürece sorun yok. Ama bu son bölümde sözünü ettiğim "laubali" internet-chat dili, yazılara, makalelere ve aklı başında insanların yazıştığı ciddi forumlardaki mesajlara yakışmıyor.

İlle de gerektiğini düşünüyorsanız, yerinde kullanıldığı taktirde "smiley" karakterleri kabul edilebilir; ama genel kural olarak, bunları kullanmamaya özen göstermekte yarar var. Internet alışkanlıkları, kişilerin bütün yazı yazma deneyimlerine hızla sızıyor çünkü. Cümlelerimizin, duygu ve düşüncelerimizi yeterince ifade edemediğini mi düşünüyoruz ki, "smiley" kullanmaya gerek duyalım? Amerikan televizyonculuğunun icat ettiği, "Bakın burada espri yapıldı, gülmeniz gerekiyor" koşullamasında kullanılan "kahkaha efekti"nden hiç farkı yok bu işaretlerin.

Ayrıca, söylemeye gerek var mı bilmiyorum, herkesin evinde bir "Yazım Klavuzu" bulunmalı ve kuşkuya düşüldüğünde üşenmeyip doğru yazılışa bakmalı.

Dilimizi sevelim, ona iyi davranalım ve özen gösterelim; çünkü gerçekten de "Başka Türkçe yok."


Copyright © 2003 - 2004 Burak Eldem - Bütün hakları saklıdır. Bu sitedeki yazılar izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Mambo içerik yönetimi yazılımı (v. 4.5.2.1) ile hazırlanmıştır ve asys1.net tarafından host edilmektedir.

Copyright 2000 - 2004 Miro International Pty Ltd. All rights reserved.
Mambo is Free Software released under the GNU/GPL License.